Anasayfa » Bilgi Kütüphanesi

Türkiye’de Şehirlerin İsimleri Nerelerden Geliyor?

26 Aralık 2011
reklamlar

Türkiye’de Şehirlerin İsimleri Nerelerden Geliyor? Ülkemizde şehir adlarının geçmişi nedir nereden geliyor. Şehir isimlerinin nereden geldiğini öğrenmek ister misiniz? İşte konumuzun devamına hemen biz göz atabilirsiniz. Şehirlerin isimleri nereden geldiğini buradan kolayca öğrenebilirsiniz..

ADANA
Adana’nın kelime anlamı için Bizans’lı tarihçi Stefan şöyle söylemiştir. Uranus’un iki oğlu Adanus ile Sarus’un Tarsuslularla savaşarak bu şehri kurduğunu, bunlardan birinin adını şehre, ötekinin de Seyhan ırmağına (Seyhan’ın eski adı Sarus’tur) verdiklerini söyler.

Hitit, Asur, Pers Makedonya, Roma, Arap, Haçlı ve Selçuklu egemenliğinden sonra Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı.

Adana ile ilgili bir Efsane
Sümer ve Hitit kaynaklı bir efsaneye göre; Çok eski çağlarda Anadolu’da Adonis adında yakışıklı bir yiğit varmış. Çevredeki, yöredeki bütün kraliçeler, kıral kızları ona aşıkmış. Kraliçeler, uzun kavgalardan sonra kendi aralarında şöyle bir anlaşmaya varmışlar. Her hafta birimizin yanında kalsın. Gel gör ki, Adonis bunların birine daha çok tutkunmuş ve onun yanında daha çok kalmış. Öteki kraliçeler bunu kıskanıp, söz birliği etmişler ve bir gün ormanda Adonis’le buluşma sözü vermiş ve üstüne bir yaban domuzu saldırtmışlar. Kasığından yaralanan Adonis kanlar içinde can vermiş. Onu kurtarmak için koşan sevgilisi kraliçe; Adonis’i kanlar içinde ve ölü bulunca saçını, başını yolmuş. “Ah Adonis! Ah Adonis!” diye ağlayıp dövünmüş. Ayaklarının dibinde gözyaşlarının döküldüğü yerde çiçekler açmış. Sümerli ve Hititli kadınlar bu acıklı aşk öyküsünü unutmamış, çiçeklerin başında onlar da “Ah Adonis!” diye ağlamışlar. İşte Adana sözü, bu iki sözcüğün zamanla kaynaşmasından Adana sözü doğmuş.

AFYONKARAHİSAR
Afyon türkülerinde sık sık “Hisar” sözcüğü geçer. “Hisarın bedenleri çevirin gidenleri” Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. “Hisar” kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere “Karahisar” dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir “Afyonkarahisar” adını aldı.

AĞRI

İsmi sınırları içindeki “Ararat” dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat – Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.

ALAŞEHİR
Manisa’nın ilçesidir. Dünya’nın ilk Filadelfiya’sı. Kurucusu Bergama krallarından Filadelfos, şehre başlangıcında kurucusunun adına dayanarak Filadelfiya dendi. Sonraları bu isim “Neo-Kayseriya’ya çevrildi. Şehir, Türklerin eline geçtiğinde bütün bu isimler değiştirilerek Alaşehir adını verdi.

ALANYA
Antalya’ya bağlı ilçe merkezidir. Şehrin ilk adı Korakesion’dur. Anadolu Selçuklu Sultanı Aleaddin Keykubat Alanya’yı kuşatınca, savaşmak istemeyen şehir halkı Aleaddin Keykubat’a giderek anahtarı teslim etti. Kale komutanı Kir Fard’ın kızıyla evlenen Aleattin Keykubat, aldığı şehrin adını değiştirerek kendi adını verdi. Böylece Aleaddin’in şehri anlamında Alaiye adı verildi. Daha sonra halk bunu değiştirerek Alanya yaptı.

AKŞEHİR
Konya’nın ilçesi. İlçenin bu günkü bulunduğu yerde, eski çağlarda Phlomelium şehri vardı. Kalıntıları halen Akşehir’de bulunuyor. Şehrin eski kalelerinin burçları ak taştan yapılmıştır. İsmini işte buradan aldığı sanılıyor.

AKSARAY
Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı.

AKÇAABAT
Tarabzon iline bağlı, şirin bir kıyı kasabasıdır. İsmini, limanı korumak için yapılmış kalenin beyaz taşlarından alır.

BİR EFSANE
Bizans tekfurunun hiç çocuğu olmuyormuş. Bir gece rüyasında, kara sakallı bir papaz, “senin bir kızın olacak ama sakın ona güneş ışığı vurmasın, yoksa koparılmış beyaz bir çiçek gibi aniden sararıp solar” demiş. Gerçekten de, Bizans tekfurunun bir kızı doğmuş, tekfur, gün ışığı değmemesi için, kızını kalenin penceresiz bir odasına kapatmış. Gel zaman, git zaman, kız büyümüş. O sıralarda Selçuklu Türkleri bu kaleyi kuşatmışlar. Ama bir türlü ele geçiremeyince yer altından tünel kazmışlar. Tekfurun kızı birden karşısında yakışıklı bir leventi görünce ona aşık olmuş. “Beni de buralardan al götür” demiş. Levent de bir bakışta sevmiş onu. Yazık ki kaleden çıktıklarında gün ışığı değmiş ve tekfurun kızı, sararıp solmuş. Öldüğü yerde beyaz zambaklar bitmiş. Kaleyi ele geçiren Türk komutan bu acıklı seruveni öğrenince kızın öldüğü yere, taşları bembeyaz bir türbe yaptırmış. Tüm sevdalılar sonradan oraya gelip, adaklar admış ve mumlar yakmışlar. Giderek çevresinde evler kurulmuş ve yöreye “Akçaabat” adı verilmiş.

AMASYA
Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen “Amasesia” ismini verdi.

ANKARA
İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça “Üzüm” anlamına gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anlamına gelen”Aguirada’dan türemiştir.
Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki “Eğmek” anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; “Kıvrıntı”,, anlamına gelen ankaba’dan veya Latince’den çengel anlamına gelen uncus’dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank “engebeli, karışık arazi anlamına gelir.” Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.

ANTAKYA
MÖ 300 yıllarında Makedonya Kralı Seleukoz bu yörede Antakya’yı kurdu ve şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.

ANTALYA
MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.

ARTVİN
İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe’dir.

AYDIN

İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey’den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.

BALIKESİR

Şehrin adının eski hisar anlamına gelen Paleokastio’dan türediği sanılmaktadır. Halk arasında dolaşan bir söylentiye göre de balı çok anlamına gelir. Çünkü Kesir Arapça’da çok anlamına gelmektedir

BAYBURT

Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı “Paypert” ya da “Pepert” idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

BERGAMA
Eski bir Anadolu mitolojisine göre, Akhilleus’un oğlu Neoptolemos’la Andromakhe’den doğma Pergamos, Yunanistan’dan Anadolu’ya kaçıp, Bergama’nın bulunduğu yerdeki kralı öldürdü ve kendisi kral oldu. Şehrin adını değiştirip kendi adını verdi.

BİR EFSANE
Bergama’nın bulunduğu yer vaktiyle dümdüz, ıssız bir ovaydı. Burada ancak üç ev bulunuyordu. Bu evlerin birinde birbirlerini çok seven yaşlı bir karı-koca yaşarmış. Gövdevlerini ağırlaştıran, yüzlereni kırış kırış eden yaşlılık, gönülerinin tazeliğini almamış, sevgilerinin ateşini söndürememiş. Yoksul evceğizlerinde mutluluk, solmayan bir çiçek gibi açar ve serpilirmiş. Gündürz koca tarlada, kadın ocak başında çalışır, günlük ekmeklerinin çıkartır, başlarına buyruk yaşarlarmış. Günün birinde ovaya ak sakallı, ışık yüzlü bir yolcu gelmiş. Hangi evin kapısını çaldıysa karşısında asık yüzlü, sevimsiz insanlar bulmuş. Değil bir dilim ekmek, bir tas su bile ikram etmemişler. Yaşlı karı-kocaya gelince, kapılarını hoşnutlukla bu tanrı misafirine açmışlar. Önüne sıcak çorba, ekmek ve buz gibi yayla suyu koymuşlar. Aynı gece her ikisi de uyurken kutsal bir ses onlara: “Siz benim sevili kuluma kapımı açtınız. Dostluk gösterdiniz. Ekmek ve aş sundunuz. Dileyin benden ne dilerseniz.” Demiş. Ağız birliği etmişcesine her ikisi de “Ne dileyebiliriz ki, Tanrı birbirimizin ölüm acısını göstermesin. Birlikte yaşadık, birlikte can verelim” demişler.
Yıllar geçmiş. Bir gün küçük evlerinin önünde güneşlenip, sevgi dolu gözlerle bakışırken, birbirlerinin kollarından taze dallar, yeşil yapraklar fışkırdığını görmüşler. İkisinin de ayakları toprağa gömüymüş, gövdelerini kabuklar sarmış. Kollarının birbirlerine dalayıp son bir öpüşle vadalaşmışlar. Ağaç kabuğu en son dudaklarını kaplamış. Geçen bir yolcu bir dalın öbür dala seslendiğini duymuş. Oradan uzaklaşınca gördüğü bu olayı ve ağacın konuştuğunu, rastladığı herkese anlatmış ve giderek ağaç, ziyaret yeri halini almış. İnsanlar kutsal ağıcın çevresinde yeni evler yapmışlar. Bergama denilen şehir işte böyle kurulmuş.

BİLECİK
Bizanslılar döneminde burada Bilekoma adlı bir kale vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak adını verdi.

BİNGÖL
Buradaki bir çok göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.

BİTLİS
Kimi tarihçilere göre, “Bageş” ya da “Pagiş” sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender’in komutanı “Lis” ya da “Badlis” burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.

BODRUM
BİR EFSANE
Bodrum’un hemen yanında günümüzde “Bardaçı” diye anılan bir tatlı su kaynağı vardır. Bodrumlular buranın suyunu çok sever. Eski çağlarda Bardakçı’da cenneti andıran küçük, duru bir göl varmış. Mersin ve yabani sakız ağaçlarının çevrelediği bu gölün yemşil sularında bir su perisi yıkanır, mersin ağacından yaptığı taraklarla saçlarının tararmış. Bir gün göl kıyısında çiçek toplarken yakışıklı bir delikanlı görüp, gönlünü ona kaptırmış. O gündün sonra gözlerine uyku girmez olmuş. Ancak bu çekinden ve sıkılgan delikanlıyı bir türlü yola getiremiyormuş. “Bizi birbirimize kavuştur” diye Tanrı’ya yalvarmış. Tanrı dileğini kabul edip, peri kızının gövdesi ile delikanlının gövdesini tek bir bedende birleştirmiş. İki başlı, tek gövdeli bu yaratığı görmek için insanlar akın akın Bardakçı’ya gelmişler. İki sevdalı ölünca de bu yapışık gövdeyi Bardakçı’daki bugün Kaplankaya adını taşıyan yüksek tepeye gömmüş ve bir de anıt dikmişler. Göl suyu kutsal sayımlı, yöresinde evler kurulmuş ve böylece eski adıyla Halikarnasos yeni adıyla Bodrum doğmuş. Ünlü tarihçi Heredot Bodrumlu’dur.

BOLU
Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.

BURDUR
Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

BURSA
Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias’ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)

Çanakkale
Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz’daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.
İlkçağda “Gangra” kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı’ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.

Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

Diyarbakır
Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir’dir. Bekir’in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va’il adlı Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır’ın eski adı Amid veya Amed’dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid’e Hamid de denilmiştir.

Denizli
Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe’de ülke, memleket anlamına gelir. Yani deniz memleketi denilir.Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili’dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.

Edirne
Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir “Hadrianopolis” dını alır. Hadrianus’un şehri anlamına gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

Elazığ
1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz’in onuruna “Mamuretülaziz” adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ’a çevrildi.

Elazığ
Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza’dır.

Erzurum
Ardı Rum kelimesinden gelir. Yani Rum toprağı demektir. Diğer bir rivayete göre de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Şehir o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.

Eskişehir
Eski adı Doylaion’dur. 1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri daha sonra geri alınca, ona “Bizim eski Şehrimiz” anlamına gelen Eski Şehir adını verdi.

Gaziantep
Şehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921’de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

Gümüşhane
Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir.

İnegöl
İnegöl ve çevresi bir zamanlar daha da sulakmış. Yörenin akarsuları yüksek dağlardan, kayalıklardan inip hep buraya dökülür, yöreyi adeta göl haline getirirler. İşte, bu inen sulardan dolayı da inegöl’e “inengöl” denmiş, Sözcük, giderek, halk dilinde değişmelere uğrayıp bugünkü şeklini aldı.

İskenderun
Büyük İskender tarafından mö. 333 yılında kurulduğundan buraya kurucusundan dolayı İskenderun denilmiştir.

İstanbul
MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir.
Roma imparatoro Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anıldı.
Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre “Konstantin veya Konstanpolis” adı verildi. Araplar “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan “Stin-polis” deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu “Stin-Polis” şehrinden türetildi.
Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.

İzmir
Şehrin asıl adı “Smyrna”dır. İzmir kelimesi smyrna’nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras’ın kızı Smyra’dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli’dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar’dır. (Hititler de buraya Navlühun adını vermişlerdir.

Karaman
İlk ismi Laranda’dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya daha sonra Karaman adı verildi.

Maraş
Asıl adı Markasi’dir. Halk dilinde Maraş olarak değişmiştir. Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı şehirlerini kahramanca savunduklarından meclis tarafından ll Şubat 1922’de kahraman ünvanı verildi.

Kars
MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anlamına gelir.

Kastamonu
Şehrin eski adı “Tumana”dır. Buraya daha sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman’ın birleşmesinden meydana gelmiştir.

Kayseri
Romalılar Mazaka adlı şehri alınca buraya Kaysarea adını verdiler. Yani İmparator şehri anlamına gelir. Daha sonra Kayseri olarak halk arasında yayıldı

Kırşehir
Kır ve Şehir kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

Kocaeli
Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.

Konya
İsa’dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hıristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, “İsa’nın tasviri” anlamına gelen “ikonyum” adını verdiler. Abbasiler burayı alınca “Kuniye’ye” çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.

Kütahya
Frigler buraya “Katyasiyum veya Katiation” adını vermişlerdir. Daha sonra yöre halkı buraya Kütahya demiştir.

Malatya
Hititler döneminde buranın adı “Meliddu”dur. Halk tarafından Malatya olarak değişmiştir.

Manisa
Yunanca Magnesya’dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.

Mardin
Mardin adı Süryanice’de Marde’den geldiği rivayet edilir. Romalılar “Maride” Araplar ise “Mardin” adını vermişlerdir. Diğer bir rivayet göre ise kürtçedeki Mer-din yani erkek, yiğit –görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.

Muğla
Eski adı “Mobolla”’dır. Türkler buraya daha sonra Muğla demişlerdir.

Muş
Bir rivayete göre süryanice’deki suyu bol anlamına glene Muşa’dan diğer bir rivayete göre ise Şehrin kurucusu “Muşet’den gelmiştir.

Niğde
İlkçağda bölgede Nagdoslular adlı bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre “Nekide veya Nikde” demişlerdir. Halk ise şehre Niğde adını vermiştir.

Nevşehir
Onsekizinci yüzyıla kadar şehir bir köydü ve adı “Muşkara” idi. Daha sonra Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında Nevşehir adını verdi.

Eski adı “Kotyora”dır. Halk tarafından bu isim değişikliğe uğramıştır.

Rize
Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.

Sakarya
Adını sınırları içinden geçen Sakarya nehrinden alır

Samsun
Eski adı “Amisos”dur. Samsun ismi bu kelimenin halk arasından değiştirilmesidir.

Siirt
Siirt adının Keldani aslından geldiği ve şehir anlamına geldiği söylenir. Diğer bir ravayete göre ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.

Sinop
Amazonlar tarafından kurulduğu rivayet edilir. İsmini Hitit metinlerine göre “Sinova” adlı Amazon kraliçesinden almıştır.

Tekirdağ
Adını, kıyı boyunca uzanan Tekirdağlarından almıştır.

Tokat
Eski adı “Komana Pontika”idi. Tokat adının Pontika adının halk arasından değişmiş şeklidir.

Trabzon
“Trapezus” sözcüğünden gelir. Anlamı dörtköşe’dir. Kalesinin dört köşe şeklinde olmasından dolayı bu ismi alır. İyonyalılar tarafından kurulmuştur.

Tunceli
Burada bazı maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Yani tunçülkesi demektir.

Uşak
Çocuk veya genç adının halk dilinden söylenişidir. Bazı rivayetlere göre ise uşak (ayınla söylenişi) kelimesinin aşık kelimesinden geldiği söylenmiştir.

Urfa
Eski adı “Orhoe veya Orhai”dir. Dah sonra Araplar tarafından “Roha”ya çevrilmiştir. Bir diğer rivayete göre ise Kürtçeden gelmekte olup Roha yani güneş demektir. Şehir Babil hükümdarı Ramis-Nemrut tarafından kuruldu.

Van
Van’ı Asur kraliçesi Semiramis kurdu. Bundan dolayı şehre “Şahmirankent” adı verildi. Daha sonra Persler döneminde buraya Van adında bir vali geldi ve şehri bayındır hale getirdiğinden şehre onun adı verildi.




Türkiye’de Şehirlerin İsimleri Nerelerden Geliyor? yazısına ait etiketler :


Yorum Yaz!



Uyarı
Lütfen kuralları okumadan yorum yapmayınız.. uyarı

Lütfen aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurarak yorum gönderin...

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>