Anasayfa » Eğitim - Öğretim

Bir orman kaç yılda oluşmaktadır?

10 Aralık 2012
reklamlar

Bir orman kaç yılda oluşmaktadır? Ormanların oluşum şartları ve koşulları ormanlar kaç sene sonra meydana gelir. Büyüme gelişme süreçleri nasıl işlemektedir. İşte bu konuyla ilgili ayrıntılara hemen buradan ulaşabilirsiniz..

Ormanın içinde yaşayan farklı bitki ve hayvanların bir araya gelmesi ve uyumlu bir şekilde yaşadıkları ekosistemi kurmaları çok uzun süre geçmesi gerekmektedir.

Ağaçların türüne ve yaşayan canlılara bağlı olmak kaydı ile bu süreç 20 ila 200 yıl arasında değişmektedir. Ne yazık ki, çoğunlukla insanların bilinçsizce ağaçları kesmesi sonucu bu dengeli biyolojik sistemi bozulmaktadır.




Bir orman kaç yılda oluşmaktadır? yazısına ait etiketler :


12 Yorum »

  • loklo diyor ki:

    İhmal ve dikkatsizlik nedeniyle çıkan orman yangınları:

    Ormanda güvenlik tedbiri almadan ateş yakmak.
    Yakılan ateşi söndürmeden bırakmak. Özellikle mangal için yakılan ateşin söndürülmeden bırakılması.
    Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak.
    Orman içinde veya bitişiğindeki tarlalarda istenmeyen otları veya tarla anızını yakmak.
    Gece aydınlatma için ormanda ateşle dolaşmak.
    Cam ve cam kırıklarını ormanda bırakmak, güneş ışığının camdan yansıyarak otları yakması.
    Çocukların orman içinde ateşle oynamaları.
    Kasıtlı çıkarılan orman yangınları:

    Orman içinde veya bitişiğindeki tarla veya otlakları genişletmek.
    Orman içinde yapılan kanunsuz işleri gizlemek için çıkarılan yangınlar. Öyleki öldürdüğü adamı gizlemek için orman yakan kişiler ele geçirildi.
    Birilerinden intikam almak için, bir düğünü veya siyasi mitingi sabote etmek için yangın çıkarıp adam toplanmasını engellemek.
    Yabani hayvanları uzaklaştırmak.
    İş ve çıkar elde etmek.

  • ayfer bayrak diyor ki:

    çokk faydalıı birrr sitee

  • ayfer bayrak diyor ki:

    çokkkkkkk faydalıı

  • eyüp diyor ki:

    çok güzelmiş hem kısa hem öz 😀

  • eyüp diyor ki:

    Ağaç, tek gövdesi bulunan, beslenmeyi ana ve yan köklerden alan 4-5 m boyundaki odunsu bitki

    Toprağa düşen tohumdan en önce fide meydana gelir Hücrelerinin çoğalmasıyla dal ve yapraklar, gövde ve kök olarak üç parçadan ibaret bir ağacın küçük bir modeli olur Her yıl ağacın dallarında ve köklerinde yeni sürgünler çıkarken, gövdede de bir tane yıllık halka meydana gelir Bu halkalar, ağacın enine büyüyerek yaptığı odun tabakasıdır Yağışı bol yıllarda, Fide bir yıl sonra fidan halini alır

    flora ve hayvani canlılar topluluğu Orman; belirli yükseklikteki ve büyüklükteki ağaçlar, çalı, otsu bitkiler,
    Bir bölgedeki bitki listesidir Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi, bitki örtüsü

    mantarlar,
    Mantarlar Kök, gövde, yaprak ve klorofile sahip olmayan renksiz, basit yapılı organizmalar Klorofil ihtiva etmemeleri sebebiyle suyosunların (Alg) dan; çok hücreli (bir kısmı tek hücreli) ve büyük olmaları, üreme ve hayat tarzları ve hücre yapıları bakımından bakterilerden ayrılır
    Mantarları inceleyen bilim dalına da “Mikoloji” denir

    Tarihçe: Mantarların tanınması çok eski zamanlara kadar uzanmaktadır Bitkiler üzerinde mantarların ürediği ve zararlara sebebiyet verdiğine dair ilk b

    mikroorganizmalar ve çeşitli
    Mikroskobik (çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük olup ancak mikroskop ile görülebilen) organizmaların genel adı

    hayvanlarla, toprağın birlikte meydana getirdiği, aynı zamanda topluma çeşitli faydalar sağlayan bir servettir Bu denge olmadıkça, ormanların sağlığı ve varlığını korumak çok güç, hatta imkansızdır

    Orman Şekilleri
    1 Tropik yağmur ormanı: Dünyanın en canlı, en kuvvetli ve yayılma kabiliyeti en yüksek olan orman tipidir Orman ekosistemi bu tipte en yüksek seviyesine ulaşmıştır Yağış miktarı esas itibariyle 2000-4000 milimetre arasında değişmekle beraber bazı mıntıkalarda 10000 milimetreye ulaşır En soğuk ayda 18°C’nin altına düşmez Mevsim değişmeleri olmadığından tropik yağmur ormanı ağaçlarında, ilkbahar ve sonbahar odunu meydana gelişi görülmez
    Kendisini meydana getiren bireylerin uzun yıllar karşılıklı etkileri sonucu yerleşmiş, biyolojik bir dengeye sahiptir Yüksek sıcaklık ve rutûbetin biraraya geldiği yörelerde yağmur ormanı teşekkül etmiştir Ortalama yıllık sıcaklık 20-30°Carasında değişir Bu denge ormanların sağlığı ve varlığı için şarttır
    Büyük çoğunluğu, daimi yeşil yapraklı ağaçlardan meydana gelen tropik yağmur ormanında ağaçların tepeleri zayıf, dallanma gevşek, gövde şekilleri düzensiz, ağaç kabukları parlaktır Dallar üzerinde “epiphyt” denen eğrelti, orkide gibi konuk bitkiler, çeşitli sarılıcı ve tırmanıcı bitkiler, ormanın genel görünüşünde büyük rol oynarlar Tırmanıcı palmiyeler 300 metreye kadar uzayabilirler Tozlaşma, böcekler ve kelebekler yoluyla olur Tropik yağmur ormanının bazı ağaçları gövde üzerinde de çiçeklenme yapabilirler Olağanüstü istila edici bir kuvvete sahiptir Tedbir alınmadığı taktirde yolları, telefon, telgraf vs gibi yapıları kısa zamanda kullanılmaz hale getirir

    Endonezya Takım Adalarında, Hindistan’da, Kamerun sahilinde, Amazon mıntıkasında, Brezilya’nın doğu sahilinde, Karayip Denizi sahillerinde ve adalarında yayılış gösterir Tropik yağmur ormanları; Mangrov tropik iğne yapraklı ormanlar ve bambus ormanları olmak üzere üç grupta toplanır

    Mangrov ormanları: Tropiklerde birçok deniz etekleri, kendine has tipik bir orman formasyonu taşırlar Denizin ilerlemesi halinde (med), yaklaşık 10 ile 20 m arasında boy yapan ağaçların yalnız tepeleri suyun üzerinde kalır Tohumun çimlenmesi ve çimlenmeden sonra meydana gelen fidecikler, tohumlar henüz ağaçta iken gelişirler ve biraz büyüyünce çamur toprağa düşerek köklenirler Mangrov ağaçlar daimi yeşil, derimsi yahut tüylü yapraklar taşırlar
    Çekilmesi halinde (cezir) ise ağaç gövdeleri geniş nefes alma kökleri ile birlikte görülür
    Tropik iğne yapraklı ormanlar: Güneydoğu Asya’da ve Merkezi Amerika’da, çeşitli çam türlerinin meydana getirdikleri geniş ormanlar, bilhassa dağlık yerlerin fakir topraklarında yaygındır Ağaç türleri; Pinus caribaea, Pinus ınsularis, Pinus merkusii, Agathis araucaria, Callitris podocarpus’tur

    Bambus ormanları: Bambuslar, ormanda alt tabakanın bir kısmını meydana getirirler Geniş yayılan rizomları sayesinde sürgün vererek çoğalırlar Dünya üzerinde 60 cinsine dağılan yaklaşık 700 türü vardır Boyları 0,15 m ile 30 m arasında değişir

    2 Yağmur yeşili yapraklı orman (kış ormanı): Tropik memleketlerin, yazları periyodik kurak ve çok sıcak, kışları yağmurlu iklim mıntıkalarında görülür Bu orman şeklinin tipik özelliği, yaprak dökümünün sıcak ve kurak mevsime, esas ve jetasyon zamanında yapraklı durumla kışa rastlamasıdır Kış ormanı sonbaharda yeşillenir ve ilkbaharda tekrar yaprağını döker Ağaçların boyları kısa ve büyümeleri çok yavaştır

    Hindistan, Afrika ve Güney Amerika’nın geniş sahalarını kaplarlar Maymun, ekmek ağacı ve şemsiye akasyaları bu ejetasyonun tipik ağaçlarıdır Arka Hindistan ve Doğu Cava ormanlarının en değerli ağacı, yaprakları (30×50) cm büyüklüğünde olan Tectonia grandis diatidir

    3 Sert yapraklı orman: Sert yapraklı orman, yazları sıcak ve yağışça fakir, kışları ılıman, fakat yağışça zengin yörelerde yayılış gösterir Daimi yeşil yapraklı olması, sert yapraklı ormana çok serin zamanlarda hatta kışın bile fotosentez imkanı verir Bunun yanında yaz mevsiminin kuraklığı sebebiyle bilhassa kuru topraklarda büyümede bir nevi duraklama periyodu hasıl olur

    En tipik ağaç türleri; defne (Laurus nobilis), yabani zeytin (Olea europaea), mantar meşesi (Quercus suber), fıstık çamı, (Quercus ilex-Quercus coccifera-Eucalyptus-Cupressus semperviren-Pinus pinea), kızılçam, Pinus brutia), Halep çamı (Pinus halepensis)dır

    Sert yapraklı ormanın ana mıntıkaları, başta Akdeniz iklim rejyonu olmak üzere dar bir şerit halinde Kalifornia ve Şili’dir

    Maki dediğimiz bitki formasyonu da sert yapraklı orman şekli içinde yer alır Boylu veya bodur çalı görünümündeki maki Akdeniz ve kısmen Karadeniz kıyılarında, denizle dağ etekleri arasında yaygındır Bulunduğu araziyi örtmesi ve toprağı girift olarak kaplaması erozyonu önleme ve toprak koruması bakımından büyük değer taşır

    Makinin başlıca elemanları: Yabani zeytin, defne, mersin, kocayemiş, sandal, funda, sumak, filarya, sakız, zakkum, laden, katırtırnağı, ardıç, ılgın, harnuptur

    4 Yazın yeşil yapraklı orman (Yaz ormanı): Kuzey yarı kürenin belirli derecede serin kışlara sahip olan ve yazlarla kışlar arasında mevsim farkları gösteren enlemlerinde görülür İnce ve yumuşak olan yaprakların sonbaharda dökülmesi kış soğuğundan ziyade, toprağın donması halinde hasıl olabilecek kuraklık tehlikesine karşı alınan bir tedbirdir

    Yaz ormanları bilhassa Orta Avrupa’da, yazları zengin yağışlı mıntıkalarda görülür Türkiye’de, denizden yüksek olmayan yerlerde yaygındır

    Yazın yeşil yapraklı ormanın ana türleri; kayın (Fagus), meşe (Quercus), akçaağaç (Acer), ıhlamur (Tilia) karaağaç (Ulmus), gürgen (Carpinus), huş (Betula), kısmen de kestane(Castanea), ceviz (Juglans) ve caryadır

    5 İğne yapraklı orman: Yayılış sahası, Kuzey yarı kürenin kışları sert, düzenli kar ve don mevsimleri gösteren yüksek enlemleridir Yaz, kış yeşil iğne şeklini almış olan asimilasyon organları, kısa ve jetasyon devresinde, sıcaktan maksimal derecede faydalanmayı mümkün kılar Ağır olmayan gövde odunları, bıçkı kerestesi ve yapı ağacı olarak çok kıymetlidir Bu orman tipi, Kuzey Avrupa ve Asya’dan Kuzey Amerika’nın kuzeyine kadar, 20 enlem genişliğindeki bir şerit halinde yayılış gösterir

    İğne yapraklı ormanların çoğunda gövdeler devamlı, düz ve dalsızdır

    6 Galeri ormanları: Afrika, Güney Amerika ve İç Anadolu’nun yağmurca fakir, kurak mıntıkalarında nehirler boyunca, dar veya geniş şeritler halinde oldukça kuvvetli büyüyen ormanlar meydana gelir ki, bunlara galeri ormanları denir

    7 Bataklık ormanları: Tropik bölgelerin geniş, sürekli su altında kalan, bataklık bölgelerinde rastlanır Florida’nın bataklık servisi ormanları bunlara misal teşkil eder

    Ormanların Faydaları

    1 Maddi faydaları: Ormanların yapacak, yakacak ve tali ürünlerle sağladığı değerlerdir Ormanın ilk bakıştaki faydası, ürünlerin çeşitli iş ve sanayi kollarında hammadde olarak kullanılması veya tüketimi şeklinde göze çarpmaktadır İnşaatta, kimya ve diğer sanayi kuruluşlarında, madencilik, ulaştırma, bayındırlık gibi ekonomik faaliyetlerde odun hammaddesinin kullanış yerleri gün geçtikçe artmaktadır Odun hammaddesinin bu derece önem kazanmasının sebebi, sahip olduğu teknolojik vasıflarından ve devamlı üreyebilen; iyi bakıldığı taktirde tükenmez bir kaynağı olmasından ileri gelmektedir

    Teknolojinin gelişmesi ve elektrik enerjisi, petrol, maden kömürü gibi çeşitli enerji maddelerinin bulunmuş olmasına rağmen odun, yakacak maddesi olarak önemini sürdürmektedir Dünya odun üretiminin hemen hemen % 50’si yakacak olarak kullanılmakta ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu oran % 80’e varmaktadır

    Ormandan elde edilen tali ürünler, parfümeri, boya, ilaç, dericilik, tecrit malzemesi gibi endüstri kuruluşlarının ham maddesini meydana getirmektedir

    Türkiye’de üretilen orman tali ürünlerinin başlıcaları; reçine, sığla yağı, palamut, mazı, defne yaprağı, çamfıstığı, sumak, kestane, ıhlamur çiçeği, mahlep, meyan kökü ve keçiboynuzu vb dir

    2 Kollektif faydaları: Ormanın bu yöndeki hizmetleri, maddi faydaları ile ölçülemiyecek kadar fazladır Bu sayede don, kuraklık, aşırı sıcaklık, fırtına gibi zararları önlemek ve azaltmak sûretiyle faydalı olurlar Ormanın etkisi altında kalan sahaların nisbi rutûbeti fazla olduğu gibi, akarsu ve kaynakların verimi, düzenli ve devamlıdır

    Bulundukları muhit iklimini, kara iklim tipinden ılıman iklim tipine yöneltirler
    Ormanların tarımı, hayvancılığı, bayındırlık tesislerini koruması; karada ve deniz kıyılarında kumulların teşekkülüne engel olması; bataklıkları kurutmak, havaya saf oksijen vermek, gürültüyü ve hava kirliliğini önlemek sûretiyle insan sağlığına yardım etmesi; harp zamanlarında silahlı kuvvetlere gizlenme kolaylığı sağlamakla büyük ölçüde işe yaraması; çeşitli av hayvanlarını barındırıp beslemekle yurdun tabii varlığını ve güzelliğini zenginleştirmesi gibi hususlar kollektif hizmetlerinin başlıcalarını teşkil eder

    Ormanları Koruma

    Koruma hizmetleri genel olarak;

    a) Kaçakçılık, usulsüz kesim, tarla açma ve yerleşmelerle, düzensiz otlatma ile mücadele,

    b) Orman yangınları ile mücadele,

    c) Orman böcekleri ve hastalıkları ile mücadele,

    d) Rüzgar, fırtına gibi zararlılarla mücadele konularını içine almaktadır

    Ormanların bütünlüğünü muhafaza etmek ve devamlılığını sağlamak sûretiyle halkın orman ürünlerine olan ihtiyaçlarını giderecek ve devamlılık prensibine uygun şekilde ekonomik esaslar dahilinde işletilmesi, herşeyden önce koruma hizmetlerinin aksatılmadan yürütülmesine bağlıdır

    Ormancılık çalışmaları içinde mühim bir yer işgal eden koruma hizmetleri, son zamanlarda gelişen ormancılık tekniğine paralel olarak büyük ilerlemeler kaydetmiş bulunmaktadır Özellikle orman yangınları ve böcek zararlıları ile mücadelede yeni teknik ve usullerin uygulanması sonucu bu zararlıların etkileri azaltılabilmiştir

    Orman yangınları: Orman yangını, çevresi açık olması sebebiyle serbest yayılma eğiliminde olan ve ormandaki yanıcı maddeleri (ot, çalı, kütük, yaprak ile belirli oranda canlı ağaçları) yakan bir yangındır Çevresi sınırlanmamış bir kamp ateşinin, yanıcı madde yığınının veya kuru tek bir ağacın yanması orman yangını olarak nitelendirilmez

    Ormanı tahrip eden en önemli faktörlerden olan yangınların ana sebebi yıldırım ve insandır Türkiye’nin iklim şartlarına göre yıldırımlar yağışlı havalarda meydana gelmektedir Bunun sonucu olarak yurdumuzda çıkan orman yangınlarında yıldırımın oranı çok düşüktür
    Yıldırımdan çıkan ve sayıları çok az olan yangınlar hariç tutulacak olursa, yangınların asıl sebebinin insan olduğu görülür
    İnsanların sebep oldukları orman yangınları; dikkatsizlik, ihmal, kasıt, orman içinde veya kenarında bulunan çeşitli endüstri kuruluşları ile lokomotiflerin bacalarından çıkan kıvılcımlar sonucu ortaya çıkmaktadır

    Türkiye’de 1981-1988 yılları arasında 86 400 hektar orman yanarak 2231565 m3 endüstriyel odun ve 9630421 kental yakacak odun kül olmuştur 1937 yılından sonra şu iki büyük yangın kayıtlara geçmiştir

    Dursunbey orman yangını: 1945 yılında çıkmış, sekiz gün devam etmiş, 12 600 hektar alan yanmış ve zarar gören orman servetinin de 1 milyon m3 olduğu tahmin edilmiştir

    Marmaris orman yangını: 1979 yılında çıkmış ve 11 gün sürmüş, 13 844 hektar orman alanı yanmıştır Bu yangında zarar 315000 m3 kerestelik orman ağacı ve 98000 ster yakacak odundur

    Dünyada ve Türkiye’de Orman Varlığı

    Dünya yüzeyinin % 32’si ormanlarla kaplıdır Dünya orman arazisi 4126000000 hektar olup, bunun 3792176000 hektarında orman bulunmaktadır Bu ormanların hemen hemen % 66’sı bakir orman karakterindedir216000000 hektarı iğneli, 2488000000 hektarı ise yapraklı ormanlardır Yılda 1900 milyar m3 üretim yapılmakta, bunun 1021 milyar metreküpünü endüstri ve 879 milyon metreküpünü yakacak odun teşkil etmektedir
    Dünya ormanlarının 1
    Türkiye’de toplam orman alanı yaklaşık 20199296 hektardır Ülke genel alanına oranı % 26,12, kişi başına düşen orman alanı 0,44 hektar kadardır

    Toplam orman alanının 8 856457 hektarı normal verimli vasıfta olup, halihazırda üretim bu ormanlarımızdan yapılmaktadır Geri kalan% 46 oranındaki bozuk verimsiz orman alanlarının ağaçlandırılarak verimli hale getirilmesi gerekmektedir

    Türkiye’de ormancılık çalışmaları, Orman ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir

    Mülkiyet Durumuna Göre Türkiye Ormanları

    HektarOranı (%)

    Devlet Ormanı20 1807489901

    Özel Orman18 5480,09

    Türkiye ormanları, coğrafi mevkii ve morfolojik yapının etkisiyle, kısmen veya tamamen birbirlerinden ayrı özellikler taşıyan yedi coğrafi bölgeye yayılmış bulunmaktadır

    Karadeniz bölgesi ormanları: Doğu Karadeniz ormanlarının en karakteristik ağaç türü, doğu ladini ve Karadeniz köknarıdır Bölgenin diğer ağaç türleri; çam, kayın, meşe, gürgen ve kızılağaçtır İbrelilerle yapraklıların katılma oranı, hemen hemen birbirine eşittir
    Batı Karadeniz’de yapraklıların katılma oranı daha fazla olup, yapraklılardan, kayın meşe, gürgen, kestane ıhlamır ve dişbudak; ibrelilerden, çam ve köknar bu bölgenin en önemli ağaçlarıdır. Karadeniz Bölgesi ormanlarının % 64,1’i koru, % 35,9’u baltalıktır

    Marmara bölgesi ormanları: Bu bölgenin belli başlı ağaçları, yapraklılardan en fazla meşe, kayın, ikinci derecede kestane, gürgen, akçaağaç; ibrelilerden çam, köknar ve ardıç olup, yapraklıların katılma payı ibrelilerden fazladır

    Bölge ormanlarının % 47,1’i koru, % 52,9’u baltalıktır

    Ege bölgesi ormanları: Bölgenin hakim ağacı çamdır Fıstık çamı ve palamut meşesi bölgenin karakteristik ağaçlarıdır Yapraklılardan sığla ağacı bu bölge için ayrı bir önem taşımakta, verdiği sığla yağı ile de yurdumuz için monopol (tekel) bir durum arzetmektedir Bölge ormanlarının beşte biri maki ile kaplıdır Ormanların % 55,2’si koru, % 44,8’i baltalıktır

    Yapraklılardan en fazla meşe türleri, az miktarda da kayın, kestane ve diğer türler bulunmaktadır Fıstık çamının fıstığından, palamut meşesinin palamutlarından faydalanılmaktadır

    Akdeniz bölgesi ormanları: Büyük çoğunluğu ibreli ormanlardır İbrelilerden, kızılçam, halepçamı, karaçam, sedir, köknar, ardıç; yapraklılardan meşe türleri başta olmak üzere az miktarda kavak, kayın, kayacık, kızılağaç bulunmaktadır Ormanların % 73,4’ü koru, % 26,6’sı baltalıktır Maki florası ile kaplı alan, ormanlık sahanın % 15’ini teşkil eder

    Doğu Anadolu bölgesi ormanları: Bölgede yapraklı ormanlar çoğunluktadır Daha çok meşe türleri yaygındır Bölge ormanlarının % 20,3’ü koru, % 79,7’si baltalıktır
    Az miktarda kavak ve huş bulunmakta; ibrelilerden sarıçam ve ardıca rastlanmaktadır
    İç Anadolu bölgesi ormanları: Yapraklı ormanlar, bozuk meşe baltalıkları şeklindedir İbreli ağaç türlerinden çam ve ardıç bu bölgenin hakim ağaçlarındandır Yapraklıların katılma payı ibrelilerden fazladır İç Anadolu bölgesi ormanlarının % 45,4’ü koru, % 54,6’sı baltalıktır

    Güneydoğu Anadolu bölgesi ormanları: Bölge ormanlarının hemen hemen hepsi yapraklı ormanlardır İbrelilerden, lokal olarak kızılçam ve ardıç bulunur Ülkemiz ormanlarının % 3,37’si bu bölgededir

    Meşe türleri yaygın haldedir
    Türkiye’nin orman alanı, ülke alanının % 26,12’si kadardırÊBu oran eski Sovyet cumhûriyetleri hariç Avrupa kıt’asında % 29,3, eski Sovyet cumhûriyetlerinde % 34,4, Kuzey Amerika’da % 38,0, Güney Amerika’da % 471, Orta Amerika’da % 261, Afrika’da % 185’tir1’ini ormanlar kaplamaktadır4’ü, Finlandiya’nın % 693’ü, Fransa’nın % 20’si, Yunanistan’ın % 16’sı ormanlık alanla kaplıdır Türkiye orman alanı oranı; Dünya ve Avrupa ortalamasının altında, Asya ve Afrika ortalamasının üstündedir

    Dünya kara alanının % 29 Avusturya’nın % 38,2’si, Bulgaristan’ın % 28
    Türkiye’de Ağaçlandırma, Erozyon Kontrolü ve Mer’a Islahı Faaliyetleri

    1993-1994 Yılları İtibariyle Orman Ürünleri Üretim Miktarları

    19931994 (Tahmini)

    (bin m3)(bin m3)

    Endüstriyel Odun9 47011584

    Tomruk4 9406050

    Tel Direği150145

    Maden Direği450543

    Kağıt Odunu1 4501870

    Lit+Yonga Odunu1 6802000

    Diğer Sanayi Odunu800976

    Yakacak Odun20 50022000

    Islah faaliyetleri: Tabii servetlerimizin başında yer alan ormanlarımız, yüzyıllardan beri devam eden düzensiz faydalanmalar yüzünden yer yer ya tamamen yok olmuş veya önemli bir kısmı verimlerini kaybetmiş ve bunların sonucu olarak da toprak, su ve bitki arasındaki tabii denge bozularak en verimli topraklar, su ve rüzgar erozyonu neticesinde denizlere akıp gitmişti

    Günümüzde varlığını, hissettiren, önümüzdeki yıllarda nüfus artışı ve ekonomik gelişmelere paralel olarak büyüyeceği tahmin edilen orman ürünleri arz açığının kapatılabilmesi için, verimsiz ormanların ağaçlandırma ve imar-ihya çalışmaları ile verimli hale getirilmesi gerekmektedir.

    Tamamlanmış proje çalışmalarına göre verimsiz orman alanlarının 5 349617 hektarında ağaçlandırma, 265362 hektarında erozyon kontrolu, 1073218 hektarında mer’a ıslahı yapılabileceği ortaya çıkmıştır.

    Orman Genel Müdürlüğü: 1869 tarihinde Orman Umûmi Müdürlüğü olarak kurulmuş, 1937 yılında çıkarılan 3204 sayılı kuruluş kanunuyla Orman Genel Müdürlüğü adını almıştır Kuruluşun statüsü 31 Ekim 1985 yılında çıkarılan 3284 sayılı kanunla bugünkü durumunu almıştır61984 tarih ve 236 sayılı kanun hükmünde kararname ile kuruluş görevleri yeniden belirlenmiş daha sonra da sadece Orman Bakanlığına bağlanmış bulunmaktadır (1994)
    1983 yılında ise Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına bağlanmış.

    Görevleri;

    Ormanların korunması ve kadastrosunun yapılması,

    Devlet ormanlarının devamlılığını sağlayacak şekilde, sosyal ekonomik ve teknik icaplara göre endüstriyel ve yakacak odun ihtiyacını temin etmek,

    Orman sahalarının genişletilmesi,

    Mevcut ormanların gençleştirilmesi ve geliştirilmesi ile verimliliğinin arttırılması,

    Ormanların doğal afet ve yangınlara karşı korunması için gerekli tedbirleri almak, ormanları imar ve ıslah etmek, bozuk nitelikli orman alanlarında vasfına uygun olarak ağaçlandırma yapmaktır.

    Milli park, tabiat parkları ve orman içi dinlenme yerlerinin ayrılması ve işletilmesiyle av ve yaban hayvanı kaynaklarının korunması ve değerlendirilmesi vb’dir

  • Ali Ahmet diyor ki:

    ÇOK GÜZEL EMEĞİ GEÇEN HERKEZE TEŞEKKÜR EDERİZ

  • maya diyor ki:

    yes mükemmel.

  • alex diyor ki:

    teşekkürler.

  • Yakup diyor ki:

    çok hoş bir site kim yapmışsa eline salık 🙂

  • emel diyor ki:

    BİLGİLERİNİZ İÇİN COK TEŞEKKÜR EDERİM 🙂

  • asuhan diyor ki:

    ben hiç faydalanamadım

  • asuhan kaykı diyor ki:

    ben ne sordum o ne söylüyo baksanıza ama yine de teşekkür ettim sizlere..

Yorum Yaz!



Uyarı
Lütfen kuralları okumadan yorum yapmayınız.. uyarı

Lütfen aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurarak yorum gönderin...

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>