Anasayfa » Eğitim - Öğretim

Atasözlerinin Çıkış Hikayeleri Hakkında Bilgiler

9 Mayıs 2012
reklamlar

Atasözlerinin Çıkış Hikayeleri Hakkında Bilgiler – Atasözleri nasıl çıkmıştır – Atasözleri nasıl meydana gelmiştir. Atasözlerinin çıkış tarihleri ile ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz..

Sizler için hazırlanan bir çok ataösü arşivi ve daha fazla bilgiye en doğru yoldan aşağıdan hemen ulaşabilirsiniz. Buyrun göz atınız..

Atasözlerinin Çıkış Hikayeleri İle İlgili Genel Bilgiler:

Çıkar ağzındaki baklayı

“Zamanında çok küfürbaz bir adam yaşarmış Sonunda kendine yakıştırılan küfürbazlık ününe dayanamaz duruma gelmiş Soluğu bir bilgenin yanında almış, ondan akıl danışmış

‘Her kızdığım konu karşısında küfretmek huyumdan kurtulmak istiyorum’ demiş Adamın içtenliğini görünce bilge ona yardımcı olmaya karar vermiş Bakkaldan bir avuç bakla tanesi getirtmiş ve bunları ‘küfürbazlık’tan kurtulmak isteyen adamın avucunun içine koydu

‘Şimdi bu bakla tanelerini al, birini dilinin altına, ötekilerini cebine koy’ demiş ‘Konuşmak istediğin zaman bakla diline takılacak, sen de küfürden kurtulma isteğini anımsayıp o anda söyleyeceğin küfürden vazgeçeceksin Bakla ağzında ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir bakla çıkakrırsın, dilinin altına onu yerleştirirsin’

“Adamcağız bilgenin dediğini yapmış Bu ara da bilgenin yanından da ayrılmamaya çalışıyormuş Yağmurlu bir günde birlikte bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılmış ve genç bir kız başını uzatmış, seslenmiş:

‘Bilge efendi, biraz durur musun?’ demiş ve pencereyi kapatmış Bilge söyleneni yapmış ama sicim gibi yağan yağmur altında iliklerine değin ıslanmış Sığınacak bir saçak altı da yoktur Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçmiş içinden fakat tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünmüş ve aynı isteğini yinelemiş:

‘Bilge efendi, lütfen birkaç dakika daha bekler misiniz’

“Bilge içinden öfkelenmiş ama kızın isteğini de yerine getirmiş Fakat yanındaki ‘eski’ küfürbaz adam, kendini zor tutuyormuş Bu arada yağmurun şiddeti gittikçe artıyor, bilge de, adam da, vıcık vıcık ıslanıyorlarmış

Bir süre sonra pencere açılmış ve kız yine seslenmiş

‘Gidebilirsiniz artık!’ demiş

Bilge bu durumu çok merak etmiş ve sormuş:

‘İyi de evladım bir şey yoksa bu yağmurun altında bizi niçin beklettin?’

“Penceredeki kız, bu soruyu pek umursamamış:

‘Efendim, sizi elbette bir nedeni olmadan bekletmiş değilim’ demiş ve bekletme nedenini şöyle açıklamış:

‘Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk Yumurtaları tavuğun altına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur, horoz çıkarmış Annem sizi sokaktan geçerken görünce hemen yumurtaları kuluçkaya koydu ve yumurtaları tavuğun altına yerleştirene değin sizin pencerenin önünden ayrılmamanızı istedi’

“Saygısızlığın böylesi karşısında bilgenin de tepesinin tası atmış Yanındaki ‘eski’ küfürbaza dönmüş ve şöyle demiş:

‘Hak ettiler bu ana kız’ demiş ‘Çıkar ağzından baklayı!’”

—————————————————————

Yanlış hesap, Bağdattan döner

İstanbul kapalı çarşıya kervanlar gelirTüccarların siparişleri kumaş,kürk,baharat neyse dağıtılırDaha sonra tüccarlardan paraları tahsil edilirmiş
Yine bir alış veriş sonrasında, tüccarın biri hesap yaparken dört işlem hilleri ile kervancıyı 400-500 altın içerde bırakır
Hesaptaki yanlışlığı anlayamayan kervancı Bağdat –Hicaz ve Mısıra seferine çıkar

Tüccarda, şimdi bu Mısırdan altı-yedi ayda zor dönerbende bu parayı işletirim diye düşünür

Kervancı yol uzun ,zaman bol bütün hesapları tekrar tekrar inceler
Tüccarın yaptığı hileyi anlarKervan Bağdat’a girmek üzereyken,kervanı oğlu vv güvendiği bir kişiye emnet eder,
-Siz beni Bağdatta bekleyin der
İyi bir Arap atı alıp dört nala İstanbula dönmeye başlar

Yolda, bu adam bu parayı hemen öyle vermez diye düşünüp bir plan kurarİstanbuldaki dostlarında plan için yardım ister

Ertesi gün tüccarın dükkanına iki kadın gelir
Tüccara ,
-Sorup soruşturduk bu civarda en dürüst ,en güvenilir kişi sizmişsinizBiz Hicaza gideceğizSize bu iki çantayı emanet etmek istiyoruzderler

Çantaları açıp tüccara gösterirlerÇantaların için incialtın,pırlanta envayi çeşit müccevher

-Olurda gelemezsek bunlar size helali hoş olsunbize bir dua okutur,belki bir hayrat yaptırırsınderler

Bunları duyan tüccar sevinçten uçarKadınları hürmet ,ziyafet
Bu sırada kervancı içeri girer,
Bunu gören tüccar ,daha kervancı lafa başlamadan ,
-Yahu hoşgeldinbizim hesapta bir yanlışlık olmuş paralarını ayırdımÇocuklarada tenbihledim,eğer ölürsem kervancının parasının mutlaka verinBen kul hakkı yemem kardeşim der

Parayı hemen verir
Bu sırada kadınlar, –Biz bu sene gitmekten vazgeçtik Kısmetse seneye !deyip dükkan
çıkarlar

Oyuna geldiğini anlayan tüccar ,kervancıının peşinden koşup ,
-hani sen Mısır’a gidecektin yaktın beni! diye bağırır
Atına binen kervancı,
-yanlış hesap adamı Bağdattan döndürür der ve yoluna gider

—————————————————————

Bu boru değil?

Eskiden askeri okullarda nerdeyse bütün işler borunun verdiği sese göre yapılırÖğrenciler bu boru sesine göre hareket ederlermiş
Kalk borusu,yat borusu ,karavana,paydos,derse gir,dersten çık ,istirahat vs, bir çok boru sesi

Hikayenin geçtiği askeri lisede o gün ,sınıf kıdemlisi öğrenci, sınıfa dalar
-Çocuklar size havadisim var! Duydunuzmu? diyerek bağırır
Diğer öğrenciler de –Duymadık !Ne ise borusu çalar biz de duyarız demişler

Kıdemli öğerenci de
-Çocuklar! bu boru değil Yarın yeni padişah tahta çıkıyorŞenlikler var Sınıf komutanın özel emri var Bütün dersler paydos demiş

Diğer öğrencilerde çok sevinirler bu işe

O günden sonra o okul ve diğer okullarda öğrenciler aralarında konuşmaya başlamadan önce,
-Dinle ! Bu boru değil Anlatacaklarım çok önemli diyerek lafa başlarlarmış

—————————————————————

Atı alan üsküdarı geçti

Zamanında Bolu beyine baş kaldıran Köroğlu’nun dillerde yağız mı yağız atı çalınırbütün civarı arar tarar yokbir kimse birde İstanbul’daki pazarları dolaş derİstanbulda pazarları dolaşırken atına rastlar
pazar sahibine şu ata bir bineyim hele derpazarcıda buyur der
eski sahibinin kokusunu alan at şahlanıp,dört nala ordan uzaklaşır
dövünen pazarcıya ihtiyarın biri gelip ,
ah evlat! atı alan Üsküdarı geçtio Köroğluydu ,atın gerçek sahibi

—————————————————————

Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak

Dimyat Mısır’da, Süveyş Kanalı ağzında ve Portsait yakınlarında bir iskeledir Eskiden Mısır’ın meşhur pirinçleri, ince hasırdan örülmüş torbalar içinde buradan Türkiye gelirdi

Dimyat’a pirinç almak için giden bir Türk tüccarının bindiği gemi Akdenizde Arap Korsanları tarafından soyulmuş ve adamcağızın kemerindeki bütün altınlarını almışlar

Binbir müşkilat içinde Türkiye’ye dönen pirinç tüccarı o yıl iflas etmek durumuna düşmüş İstanbul’dan kalkmış, memleketi olan Karaman’a gitmiş O sene tarlasından kalkan buğdayları da bulgur tüccarlarına sattığından, kendi ev halkı kışın bulgursuz kalmışlar “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” sözünün aslı buradan kalmıştır

—————————————————————

Buyrun cenaze namazına

IV Murad zamanında tütün,içki ,keyif verici madde yasağı koyarve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırır
bugünkü üsküdar civarında bir kahvehanede tütün vs içildiğini istihbarat alır
derviş kılığında tebdili kıyafet buraya gider
selam verirotururkahveci yanına gelip,
-baba erenler kahve içermi? diye sorar
-padişah evet
-kahveci:tütün içermisinder
-padişah:hayırder

kahveci işkillenirtütün içimiyorda ne işi var burdazaten padişahın tebdili kıyafet dolaştığı haberleri vareli titreye titreye kahveyi götürür

-kahveci:baba erenler ismini bağışlarmı?
-padiaşha:Murad
-kahveci: Peki isimde sultanda varmı?
-padişah:elbette var

deyince kahvecinin bet beniz atarzangır zangır titrerve

-kahveci:öyleyse buyrun cenaze namazına derolduğu yere yığılır
IV Murad bu lafa çok güler ve kahveciyi bir degalığına affeder

ALINTIDIR..




Atasözlerinin Çıkış Hikayeleri Hakkında Bilgiler yazısına ait etiketler :


Yorum Yaz!



Uyarı
Lütfen kuralları okumadan yorum yapmayınız.. uyarı

Lütfen aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurarak yorum gönderin...

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>