Anasayfa » İslamiyet

Oruç Hakkında Soru ve Cevap Bölümü

30 Temmuz 2011
reklamlar

Oruç Hakkında Soru ve Cevap Bölümü – Oruç Hakkında bilmeniz ve bilmemiz gereken soruları ve cevapları bu başlık altından bulabilirsiniz. Oruç ile ilgili merak edilenler burada yer almaktadır..

Oruç Kimlere Farzdır?
Akıllı, ergenlik çağına ulaşmış, Müslüman’ın ramazan orucunu tutması farzdır.
Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Haller?
a) Yolculuk. Yolculuk, Ramazan ayında orucu tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur’an’da “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allâh’a karºi gelmekten sakinasiniz diye, size de sayili günlerde farz kilindi. Içinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadigi günler sayisinca diger günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düºkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eger bilirseniz, oruç tutmaniz sizin için daha iyidir.” buyurulmaktadır (Bakara 2/183-184).
Geceden oruca niyetlenip de, gündüz yolculuğa çıkan kimse, dilerse bu orucunu bozar, dilerse tamamlar. Ancak, ayette de belirtildiği gibi orucunu tamamlaması daha iyidir. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmuştur (Buharî, Sıyam, No: 1808, Müslim, Sıyam, No: 1113). Bu da sefere çıkılınca başlanmış orucun bozulabileceğinin delilidir.
b) Hastalık. Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle orucu tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Biraz önce zikredilen ayet buna işaret etmiştir. Tıbben oruç tutması halinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.
c) Gebelik ve Çocuk Emzirme. Gebe olan kadınların, oruç tuttukları takdirde kendilerine veya çocuklarına bir zarar gelmesinden korkulması halinde oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görmesi tehlikesi bulunması halinde oruçlarını tutmayabilirler. Hz. Peygamber hadislerinde buna müsaade etmişlerdir (Nesâî, Sıyam, 50-51, 62; İbn Mace, Sıyam,3).
d) Yaşlılık. Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler de, oruç tutmayıp yerine fidye verebilirler. Bakara suresinin 184. ayetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, orucu tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.
e) İleri derecede açlık, susuzluk. Oruçlu bir kimse, açlıktan veya susuzluktan dolayı beden ve ruh sağlığının ciddi derecede bozulması tehlikesi ile karşılaşması halinde orucunu bozup daha sonra kaza edebilir. Böyle bir kimsenin orucuna devam etmesi ölümüne sebep olacak nitelikte ise, orucunu açmaması haram olur.
f) Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak. Esas itibariyle bir insanın ibadetlerini normal bir şekilde yapmasını engelleyecek zor ve ağır işlerde çalışması veya çalıştırılması doğru değildir. Ancak kişisel veya toplumsal zorunluluklar, bazılarının böyle işlerde çalışmalarını gerektirmektedir. Böyle bir durumda bulunan kişi, oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkuluyorsa, oruçlarını tutmaya bilirler. Bunlar, izin günlerinde tutamadıkları oruçları kaza etmelidirler. Yıllık izninin bulunmaması ve haftalık izninin de yeterli olmaması gibi mazeretlerle buna da imkanı yok ise, fidye vermelidirler.
Fidye
Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler ve iyileşme umudu bulunmayan hastalar, oruç tutmayıp, her gün için bir fidye verir. Fidye ise, bir fakiri, bir gün doyurmaktır. Bu da, sadaka-i fıtır miktarıdır.
Orucun Sıhhatinin Şartları?
Orucun sahih olmasının şartları niyet, imsak vaktinden akşama kadar orucu bozan şeylerden kaçınmaktır. Ayrıca kadınların ay hali ve loğusa halinde bulunmaması gerekir.
Niyet
Oruç için niyetin vakti, akşam namazının vakti girmesiyle birlikte başlar.
Ramazan, günü belirlenmiş adak ve nafile oruçlarda niyet, öğle namazına 1 saat kalana kadar devam eder. Bunların dışındaki, keffaret, kaza, günü belirlenmemiş adak oruçlarında ise imsak vaktine kadar niyet edilmesi gerekir.
İmsak
İmsak vaktinden, iftar vaktine kadar, ibadet niyetiyle, yemeden, içmeden, cinsî münasebetten ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmak, el çekmek demektir. İmsakın zıttı iftardır. İmsak vaktinin başlangıcı, tan yerinin ağarmasıyla başlar. Bu vakit, takvimlerde imsak vakti olarak gösterilmektedir.
Ay Halinde Oruç
Kadınların ay hallerinde oruç tutmaları geçerli değildir.
Alkollü İken Namaz ve Oruç
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, alkollü içkiler ve uyuşturucu maddeler dinen haram kılınmıştır, bu nedenle bir Müslüman’ın alkollü içki içmesi ve uyuşturucu kullanması düşünülemez. Ancak bu haramı işleyen kişi, bunun haramlığını inkar etmediği müddetçe Müslüman’dır; bu nedenle ibadetleri yerine getirme mükellefiyetinden kurtulamaz. Zira her emir ve yasak müstakil bir borçtur.
Bununla birlikte ibadet bir idrak ve şuur işidir. Bunun içindir ki, bütün ibadetlerde Müslüman ve buluğ çağına ulaşmanın yanında akıllı olmak şart koşulmuştur. İbadetlerin makbul olması için, ibadet niyetiyle ve ihlasla yapılması gerekir. Bu nedenle namaz kılacak, oruç tutacak kimsenin ne dediğini, ne yaptığını bilecek kadar ayık olması, aklının başında olması gerekir. Yüce Allâh Nisa suresinin 43. ayetinde, “Ey iman edenler! Sarhoşken, ne dediginizi bilene kadar namaza yaklaşmayin.” buyurmuştur. Bu itibarla, alkol alan kişi, ne dedigini bilecek kadar sarhoş degilse namazlarini kilmasi gerekir. Ayni şekilde imsak vaktinde ne dedigini bilecek kadar ayik olan kişi orucunu tutmasi gerekir. Sarhoş oldugu için bu ibadetleri yerine getiremeyen, işlemiş oldugu bu haramdan dolayi tövbe etmesi ve daha sonra da kaza etmesi gerekir.
Orucu Bozan şeyler Nelerdir?
Oruçlu iken, yemek, içmek ve cinsi münasebette bulunmak orucu bozar. Orucu bozan şeylerin bazisi hem kaza, hem de keffareti gerektirir. Bazi şeylerden dolayi ise, sadece kaza gerekir.
Kaza ve Keffareti Gerektiren Durumlar
Ramazan ayinda oruca niyet edildikten sonra, bir mazeret olmaksizin, kasten yemek, içmek ve cinsî münasebette bulunmak, oruç keffareti gerektirir. Ayrica bozulan orucun kaza edilmesi de gerekir.
Oruç keffareti 60 gün (iki kamerî ay) peş peşe oruç tutmaktir. Buna gücü yetmeyen, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur.
Adet veya logusalik halinde bulunan kadinlar, bu günlerinde keffaret oruçlarina ara verirler. Bu durumlarindan çiktiktan sonra ara vermeden keffaret orucuna devam ederek 60 günü tamamlarlar.
Keffareti Düşüren şeyler
Keffareti gerektiren bir şeyi yaparak orucunu bozan kimse, ayni gün oruç tutamayacak derecede hastalanir veya kadin adet görür yahut logusa olursa keffaret düşer. Ancak hastaligin kendi istegi dişinda olmasi şarttir. Kendisi kasten hastaliga sebep olursa keffaret düşmedigi gibi sefer mesafesinde bir yolculuga çikmasi ile de düşmez.
Sadece Kazayi Gerektiren şeyler.
Yolculuk, hastalik gibi meşru bir mazerete dayali olarak orucun bozulmasi halinde, sadece bozulan orucun kaza edilmesi gerekir. Ayrica, kasit olmaksizin yemek-içmek, beslenme amaci ve anlami taşimayan, yenilip içilmesi mutat olmayan veya insan tabiatinin meyletmedigi şeylerin yenilip içilmesi orucu bozup, sadece kazasini gerektirir.
Ramazanda oruca niyet etmeden yiyip içen kimse, tutmadigi oruçlari, gününe gün kaza eder. Ancak mazeretsiz olarak Ramazan orucunu tutmamak büyük günahtir.
Sadece kazayi gerektiren durumlar şöyle siralanabilir:
1. Pamuk, kagit, zeytin çekirdegi, bir defada çok miktarda tuz yemek gibi yenmesi mutad olmayan bir şeyi yutmak, yemek.
2. Burnuna ilaç çekmek.
3. Agzina aldigi boyali iplik gibi şeylerin boyasi ile rengi degiºen tükürügü yutmak.
4. Bogazina kaçan kar veya yagmuru kendi istegi olmayarak yutmak. (Kendi istegi ile yutarsa keffaret gerekir.)
5. Zorlama ile oruç bozmak.
6. Dişleri arasinda nohut tanesi kadar kalan yemek kirintisini yutmak.
7. Abdest esnasinda agzina ve burnuna su alirken kendi elinde olmayarak bogazina su kaçmak.
8. Unutarak yeyip içtikten sonra orucunun bozuldugunu zannederek yeyip içmek.
9. Kendi istegi ile agiz dolusu kusmak.
10. Agiz dolusu gelen veya kendi istegiyle getirdigi kusuntuyu mideye geri çevirmek.
11. Kendi istegi ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi istegi ile olmazsa oruç bozulmaz.
12. Güneş batmadigi halde-batti zannederek-iftar etmek.
13. Imsak vakti geçtigi halde daha vakit vardir zannederek yemek.
Orucu Bozmayan Şeyler.
Oruçlu olduğunu unutarak; yemek ve içmek.
Unutarak yemek, içmek orucu bozmaz. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmştur: “Bir kimse oruçlu oldugunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasin, (sakin) bozmasin. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir.” Unutarak yiyen içen kişi, oruçlu oldugunu hatirlarsa hemen agzindakileri çikarip agzini yikar ve orucuna devam eder. Oruçlu oldugunu hatirladiktan sonra bogazindan aşagiya bişey geçerse orucu bozulur.
Bir kimse unutarak yiyen bir oruçluyu gördügünde eger güçlü kuvvetli olup oruca dayanabilen bir kişi ise, oruçlu oldugunu kendisine hatirlatir, zayif ve güçsüz bir kişi ise hatirlatmaz.
Oruçlu İken İğne Yaptırmak.
Dinimiz, hasta olan ve tedavi sürecinde bulunan kişilerin oruç tutmamalarina ruhsat vermektedir. Bu nedenle, tedavisi devam eden kimseler, sagliklarina kavuşup, tedavileri tamamlanincaya kadar oruçlarini erteleyebilirler. Bununla birlikte, Ramazan ayinda herkesle birlikte oruca devam etmeyi arzu ediyorlar ise ve oruç tutmalarina başka bir engelleri de yoksa, ignelerini iftardan sonra yaptirmalari yerinde olur. Bu imkana sahip olmayanlar ise, Imam Ebû Yusuf, Muhammed ve Malik’in görüşlerine uyarak, tedavi ve aşi amaçli igne yaptirabilirler; oruçlari bozulmaz. Ancak, oruçlu iken gida ve vitamin igneleri yaptirilmasi uygun degildir.
Oruçlu Iken Yikanmak
Agiz veya burnundan su girip yutmadikça, oruçlu kimsenin yikanmasi orucuna zarar vermez. Bu itibarla, agiz ve burnundan su kaçirmamak şartiyla oruçlunun yikanmasi caizdir. Nitekim Hz. Aişe ve Ümmü Seleme validelerimiz, Hz. Peygamber’in Ramazan’da imsaktan sonra yıkandıklarını haber vermişlerdir.
Oruçlu İken İhtilam Olmak veya Cünüp Olarak Sabahlamak
Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak orucu bozmadığı gibi, gusletmeyi geciktirerek cünüp olarak sabahlamak da oruca bir zarar vermez. Ancak, zorunlu bir durum olmadıkça, hemen boy abdesti alınmalıdır. Hz. Aişe ve Ümmü Seleme validelerimiz, Hz. Peygamber’in Ramazan’da imsaktan sonra yıkandıklarını haber vermişlerdir.
Astım Hastalığında Ağza Püskürtülen Sprey
Astımlı hastanın kullanmak zorunda kaldığı sprey orucu bozmaz. Ancak, sprey kullanma zorunda olan astımlı hasta, Ramazan orucunu tutmayıp, tutamadığı günler sayısınca fidye verebilir. İleride sağlığına kavuşursa, fidye vermiş olsa da, tutamadığı orucunu kaza eder.
Parfüm ve Kolonya Orucu Bozar mı?
Parfüm veya kolonya sürünmek ve koklamak orucu bozmaz.
Diş Tedâvisi
Oruçlu bir kimsenin morfinli veya morfinsiz olarak diş çektirmesi, kanla karışan tükürüğün yutulmaması kaydıyla orucu bozmaz. Aynı şekilde, kan veya başka bir şey yutulmaması şartıyla diş tedavisi de yaptırılabilir.
Sakız Çiğnemek
Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar itina edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınılması mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğnemek orucu bozar. Ancak kenger sakızı gibi katkısı bulunmayan ve çiğnendiğinde hiçbir eksilme olmayan, daha önce çiğnenmiş ve tadı kalmamış sakızların çiğnenmesi orucu bozmamakla birlikte, oruçlu iken böyle bir sakızı çiğnemek mekruhtur.
Oruçla ilgli sorulan sorulara cevaplar Diyanet işleri Başkanlığımızı verdiği fetvalar esas alınarak hazrlanmıştır




Oruç Hakkında Soru ve Cevap Bölümü yazısına ait etiketler :


Yorum Yaz!



Uyarı
Lütfen kuralları okumadan yorum yapmayınız.. uyarı

Lütfen aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurarak yorum gönderin...

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>